Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Guest-1.gif (18440 bytes)

kozakoza.gif (32461 bytes)

Guest-1.gif (18440 bytes)

ismet emre

 

 

anasayfa.JPG (1504 bytes)

deneme.JPG (1413 bytes)

oyku.JPG (1291 bytes)

siir.JPG (1057 bytes)

inceleme.JPG (1518 bytes)

soylesi.JPG (1383 bytes)

bizler.JPG (1283 bytes)

irtibat.JPG (1316 bytes)

ziyaret.JPG (1882 bytes)

 


 

 

 

SANATCININ TÜZÜGÜ

 

 

Sanatın amacı ne kadar yaratılmış olan her şeyi doğrudan fakat belli bir rikkatle kavrayarak varoluşa katkıda bulunmak ise, sanatçının amacı da varolagelen bu güzelden mümkün olduğunca fazla şeyleri kotarıp ortaya çıkarmaktır.

Sanatçının cenneti sanatın egemen, herbir sanatçının herbir şeyi sanat nokta-i nazarından seyri ve yeryüzündeki herbir bireyin sanatçı olma duyarlığına gelmesidir.

Henüz ikinci maddedeki oluşum tamamlandığından, sanatçı bugün için nesneyi özünden kavramanın yanında, insanları sanatın içine, sanatı da insanların içine çekme uğraşı verir.

Bunun gerçekleşebilmesi ve daha yaşanır bir dünya yaratılabilmesi için, devletler sanatçılara karşılık beklemeksizin para vermek zorunda olmalıdırlar.

Sanatçı, sadece Tanrı onu özel yarattığı için seçkin bireydir. Bu yüzden, hiçbir başka çabada bulunmasına, dış itkiyle ayrıca bir şey yapmasına gerek yoktur. O sadece varlığıyla mümayizdir ve bu yüzden yalnız düşünmesinden dolayı değil, yemesinden, içmesinden, gezmesinden, eğlenmesinden, havayı teneffüsünden dolayı da devlet rahatını sağlaması için ona para vermek zorunda olmalıdır. Bunun karşılığı da yine sanatçının varoluşundan başka bir şey değildir, olmamalıdır.

Hayat, sıradanlık üzerine kurulmuştur. Bundan dolayı, sıradan olmak kolay, sanatçı olmaksa zordur. Akış, kolaya doğrudur. Sanatçı, akışa karşı, kolaya karşı, zorun yanındadır bu anlamda. Ama temelde, seksen zora talip, bir kolaya talibi bile zora talip hale getiremeyeceğine, seksen sanatçı, bir sıradan adamı sanatçı yapamayacağına göre, bir sanatçı seksen sıradan insanı nasıl sanatçı yapacak? O zaman, nicelikle uğraşmak abesle iştigalden başka bir mana taşımıyor. Sanatçı, içinde nitelik özü taşımayan, sanat ruhuna dair herhangi bir ışık görmediği hiç kimseyle uğraşmaz.

Sanatçının, birinci derdi kendisidir. İkinci derdi yine kendisi. Ancak üçüncüsü diğer şeyler olabilir. O da kendisini ilgilendirdiği kadar.

İyi sanatçı, en çok egoist olandır. Sanatçı, egoist olmadığı zaman, kendi varlık alanına kendi dışındakileri yaklaştırarak, kendini ihlal ettirmiş olur. Oysa onun uzamı, diğer bütün nesnelerin kaplamından fazla olmalıdır.

En iyi sanatçıysa, egoizmini en çok zaman konusunda gösterendir. Zaman Tanrı’nın ona verdiği en değerli şeydir. Eşyanın özünün refleksi, en değerli şeyini en başta koruma üzerine kurgulandığından, zaman konusundaki egoizm, onun bu davranışının en haklı nedenidir.

Sanatçı, sıradanlaşmaya doğru kendisine fırlatılan bütün saldırılara, kendisini sürekli yoklamak suretiyle sıradanlaşmaya aday organlarını yok ederek yanıt verir. Bu anlamda sonuna kadar mazoşist.

Sanatçı, cebinde sürekli bedeninin ve ruhunun resmini taşıyan insandır. Aynalı adam. Bu anlamda sonuna kadar narsist.

Sanatçı, bulunduğu bütün ortamlarda, bir tek kendisinin farklı olduğunu, diğer bütün şeylerin birbirinden farklı olmayan benzer varlıklar olduğunu hisseden kişidir. Bu farklılık onu tepeden tırnağa sarmadığı müddetçe evrimini tamamlamamış demektir.

Sanatçı, karanlıkta ışık olan, ışığın içindeki karanlığı fark eden kişidir. Birincide, kendisi, ikincide öteki sözkonusudur.

Sanatçı, sanatçıyı, gelişinden, yürüyüşünden bilir. Bunun için, yeryüzünün neresinde olursa olsun bütün sanatçılar birbirinin dostudur. Yeryüzünün pörsüyen, büzüşen, eskiyen ve çürüyen yerlerini onarmak için aralarında gizli bir iletişim vardır. Bunu, bu şifreyi bir onlar çözerler. Parolaları, parmaklarının uçlarında gizlidir ve sadece birbirlerine görünür.