|
|
|
derleyen: meftune kaymakçı |
||
AĞIT Bu
ağıtta anlatılan olaylar Yıldızeli'nin Direkli Köyü'nde geçer. Bir babanın bir
tek oğlu vardır ve oğlan nişanlıdır kısa bir müddet sonra da düğünü
olacaktır. Herhangi bir sebepten dolayı köyde birgün kavga çıkar. Oğlan da kavga
edenler arsındadır. Kavga esnasında kavga edenlerin birinin kafasına kimin attığı
belli olmayan bir taş gelir ve adam ölür. Bunun üzerine suçu hemen oğlanın üzerine
atarlar ve oğlanı arefe günü tenha bir yerde öldürürler. Annesi üzüntüden
ölür, babası yeniden evlenir. Bu evlilikten bir oğlu olur. Oğlanın ölümü üzerine halasının oğlu şu
ağıtı söyler: Felek
karalara bağladı başım Daha
on sekize girmedi yaşım Yarem
sağ yanımda ağrıyor döşüm Vurma
katil vurma bayram etmedim Ahırına
vardım kuşları öter Tarlasına
vardım ekini biter Oğulsuz
ocakta tütün mü tüter Vurma
katil vurma bayram etmedim Güveylik
çeketin yüke dürmeli Bir
gelin ağlıyor gözü sürmeli Kaynı
da yoktur ki ona varmalı Vurma katil vurma bayram etmedim Al
kanlarım yataklardan sızıyor Başçavuş
da evrakımı yazıyor Düşmanları
kol kol olmuş geziyor Vurma
katil vurma bayram etmedim Kapımızın
önü bir küçük yazı Yazıda
yayılır ördeği gazı Karalar
bağlansın Galib'in kızı
Vurma
katil vurma güvey olmadım Mahmut'un
işliği alaca basım Al
kanım akıyor tentirot basın Ağlatman
yarimin sesini kesin Vurma
katil vurma bayram etmedim Kapımızın
önü camiye karşı Bir
yanlı kaldırım bir yanlı çarşı Nettin
katil nettin bir tek gardaşı Vurma
katil vurma bayram etmedim Bu ağıt,
Ahmet Duran Koçak (1930-1997) tarafından söylenmiştir. Ölen şahsın halasının
oğludur. Direkli Köyü’nde çiftçilik yapmış, bir ara Almanya’ya gitmiş, orada
işçi olarak çalışmıştır. Ağıt, 21.01.2001
tarihinde Sivas'ın Yıldızeli ilçesinde ikamet etmekte olan 1950 doğumlu, herhangi bir
okul bitirmemiş, fakat okur-yazar olan Nuriye Kaymakçı'dan derlenmiştir * * * Eşim
Cevriye de yirmi yaşında Gelinlik
sürmesi kaldı kaşında Düşman
beni yaktı dağın başında Ellerim kınalı kaldı neyleyim Karardı
yanmıyor babam ocağı O
düşman eline aldı nacağı Yakmadan
kestiler kolla bacağı Ellerim
kınalı kaldı neyleyim Çığırın
babamı bir yol göreyim Ben
isterim muradıma ereyim Yakman
beni altınlarım vereyim Ellerim
kınalı kaldı neyleyim Emmim
dayım hep bir dağda oldular Entarimi
her bir daldan aldılar Yanan
vücudumla külüm buldular Ellerim
kınalı kaldı neyleyim Aman
dedim arşa çıktı amanım Göğe
direk oldu ince dumanım Bağırmaya
yoktur benim dermanım Ellerim
kınalı kaldı neyleyim Ovanın
içine yayıldı ganım Başımda
ağlıyor valide hanım Muradım
almadan çıkıyor canım Ellerim
kınalı kaldı neleyim Ahmet
nişanlım da yanıma gelsin O
hain düşmanı arasın bulsun Onlar
da ben gibi cezalı ölsün. Ellerim
kınalı kaldı neleyim Bu ağıt 26.01.2001 tarihinde Sivas'ın Yıdızeli ilçesinde ikamet etmekte olan 1961 doğumlu, ilkokul mezunu Türkan Kaymakçı'dan derlenmiştir.
|