Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Guest-1.gif (18440 bytes)

kozakoza.gif (32461 bytes)

Guest-1.gif (18440 bytes)

editör

 

 

deneme.JPG (1413 bytes)

oyku.JPG (1291 bytes)

siir.JPG (1057 bytes)

inceleme.JPG (1518 bytes)

soylesi.JPG (1383 bytes)

bizler.JPG (1283 bytes)

irtibat.JPG (1316 bytes)

ziyaret.JPG (1882 bytes)

Email Login
Password
New users
sign up!


 

 

 

Gecenin Çocuğu

Hayatının yaşanılan kısımlarında anlamsızlaşan suretlerin, ifadesi güç duyguların çığlığı olan sessizliğin, duvarlar arasına mahkum edilmiş isyanların, yabancı bakış(ış)ların ve hoyratça mahkum edilmiş özgürlüğün, damarlarında dolaşan asillikle mağlub edilmesinin zamanı gelmişti. Kitabı kapattı ve yürümeye başladı.

Kardan adamın eriyen bakışları altında huzuru kaçan bir yolcu, saati sordu. Saat yirmibeşi beş geçiyordu. Sustu..! "Saat mi, saatim yok benim. Ben zamansız bir mekanın akrebiyle boğuşuyorum"dedi. Yürüyordu. Bilmediği, görmediği bir iklime sürüklenir gibi... Seyis kırbacı ısrarla vuruyordu Zerdüşt'ün sırtına. O susuyordu. Fiilleriyle yaşıyordu. Eğildi, zarifçe bir nergis kopardı ve uzattı su kadar aziz olmanın bir erdem olduğunu sezen adama. O artık her şeye küsmüştü, güneşe bile. Kem talihinin bir gün elbet kendisine de güleceğini ümid ederek tırmanmaya başladı yamacı.

Gecenin geceliğini şehvetle parçalarken güneş, o, bir şarkı mırıldanıyordu ayaklarını sallayarak boşluğa. Gecenin son çırpınışları fayda etmedi namusunu kurtarmaya. O gece bir çocuk geldi dünyaya. Kulağına ezan sesiyle mırıldandılar: "KOZA"